nasıl bir pms anlamıyorum! 7 gün boyunca sürecek mi acaba? o zaman az kaldı! yarın son! geçecek, geçecek.. bu gün özel, bu gün güzel bi gün! ama içimde tarifsiz bir hüzün var!
sanırım meşgul olmam gereken şey internet değil; hatta uzak durmam gereken en önemli şey internet! ardından da funda arar! ve tüm hüzünlü şarkılar...
TİYAMİN-İ DÜNYA
10 Nisan 2012 Salı
11 Şubat 2012 Cumartesi
"abla olmak"
ya da başlık "gözlüklü olmak" mı olmalıydı?
bugün uzun bi aradan sonra dışarı gözlükle çıktım; okul-ev arasını saymıyorum. Markette kasadaki kız (A101): "abla .... lira" dedi.
oha! bildiğin çam yarması gibi en az 23 yaşlarında olabilecek kız; 1.55 boyunda, bildiğin minyon çıtır tiyamin'e, bana, "abla" dedi!
evet, öğrencilerim haklı, gözlük beni yaşlı gösteriyo
arkadaşlarımın çocukları için "teyze" olabilirim ama;
kasiyer kız, sana sesleniyorum:"bana bi daha abla dersen, seni KOB'a şikayet ederim :P
(KOB: kasiyerler odası başkanlığı:P )
ama bodur tavuk her dem taze, bunu da bil :)
bugün uzun bi aradan sonra dışarı gözlükle çıktım; okul-ev arasını saymıyorum. Markette kasadaki kız (A101): "abla .... lira" dedi.
oha! bildiğin çam yarması gibi en az 23 yaşlarında olabilecek kız; 1.55 boyunda, bildiğin minyon çıtır tiyamin'e, bana, "abla" dedi!
evet, öğrencilerim haklı, gözlük beni yaşlı gösteriyo
arkadaşlarımın çocukları için "teyze" olabilirim ama;
kasiyer kız, sana sesleniyorum:"bana bi daha abla dersen, seni KOB'a şikayet ederim :P
(KOB: kasiyerler odası başkanlığı:P )
ama bodur tavuk her dem taze, bunu da bil :)
Etiketler:
yaşlanıyor muyum ne
| Tepkiler: |
30 Ekim 2011 Pazar
samsun'da 21 saat..
3,5 yıl sonra samsun'da... farklı nedenler, farklı yüzler.. üzerime sirayet eden denizin hırçınlığı, gökyüzünden gözlerime inen bulutlar, içimde vuran dalgalar ve beni bu halimle seven, gözlerime bakıp "gül" diyen yarim...
11 Ekim 2011 Salı
yine yazı bekler miyiz?
belki unuturuz onu
tüm kasımdan kalma çiçekler gibi
arasına koyarız şarkı yazdığımız
kırık hayaller saklı defteri
tüm kasımdan kalma çiçekler gibi
arasına koyarız şarkı yazdığımız
kırık hayaller saklı defteri
belki de saklarız onu
kalbimizde bir delik açar gibi
belki denize ulaşır içimizdeki nehirler bir gün
yine yazı bekleriz
kalbimizde bir delik açar gibi
belki denize ulaşır içimizdeki nehirler bir gün
yine yazı bekleriz
Ah nasıl bir şarkıdır bu.. "sonra yedi bahar geçer, o yaz hiç hiç gelmez"
aşk tesadüfleri sever filminde dinlediğimde hoşuma gitmişti ama üstünde durmadım, zira serdar ortaç, demet akalın dinleme dönemindeydim o sıralar. iyi gelmezdi bu şarkı..şimdi de iyi gelmedi.. sonbaharın melankolisi mi, yağmurlar mı hep hüzünlendiriyor beni? gördüğüm rüyalar mı?
yazı beklemek biraz merak, heyecan ve hüzün veriyor şimdi..
yazın bizden gün gün uzaklaşmasını izlemek; aşkı bitmeden ilişkisini bitiren bir sevgilinin ardından bakmak gibi.. Elden gelen yalnızca beklemek ve uzaktan izlemek...
HER ŞEYDEN BİRAZ KALIR.
Kavanozda biraz kahve, kutuda biraz ekmek, insanda biraz acı...
| Tepkiler: |
9 Ekim 2011 Pazar
bu bir rüya, bu bir dua..
(bknz: ezginin günlüğü-rüya)
(bknz: gökhan türkmen-bir rüya)
(bknz: tepetaklak)
ve hatırladım ki !
hatırla sevgili'de (bu zamana kadar hevesle heyecanla izlediğim tek diziydi) Yasemin ve Necdet'in (aslında Ahmet'in) kızının ismi de Rüya idi... Samet gibi.. o farklı biraz daha ama yine de çağrıştırdı işte..
(bknz: gökhan türkmen-bir rüya)
(bknz: tepetaklak)
ve hatırladım ki !
hatırla sevgili'de (bu zamana kadar hevesle heyecanla izlediğim tek diziydi) Yasemin ve Necdet'in (aslında Ahmet'in) kızının ismi de Rüya idi... Samet gibi.. o farklı biraz daha ama yine de çağrıştırdı işte..
21 Eylül 2011 Çarşamba
yeni eğitim-öğretim yılı
hiç kaldıramıyor bünyem böylesine değişimleri!
hayatımın en büyük pazartesi sendromunu yaşadım sanki...
insan buna da alışıyormuş, dayanıyormuş bütün gücüyle..
dilimde ferhat göçer'in şarkısı hani şu yaprak dökümü dizisiyle özdeşleşen:
evimi, ocağımı, yuvamın sıcağını, yarimin kucağını bıraktım...
hayatımın en büyük pazartesi sendromunu yaşadım sanki...
insan buna da alışıyormuş, dayanıyormuş bütün gücüyle..
dilimde ferhat göçer'in şarkısı hani şu yaprak dökümü dizisiyle özdeşleşen:
evimi, ocağımı, yuvamın sıcağını, yarimin kucağını bıraktım...
11 Haziran 2011 Cumartesi
25 Nisan 2011 Pazartesi
Bir Öykü...
doldu süre, bize bu bile çoktu
bir hayaldi.. yok oldu..
"yeter" demek yetmez ki bazen!
ah içimde bir öykü ağıtlarla biter
bir hayaldi.. yok oldu..
"yeter" demek yetmez ki bazen!
ah içimde bir öykü ağıtlarla biter
17 Şubat 2011 Perşembe
burnunun direği sızlamak
Türkçe bilgime, deyim-atasözü dağarcığıma güvenirdim. ama tabi öğrenilecek daha çooook şey varmış. Meğer deyimlerimiz öyle hep mecaz anlamlı değilmiş, bilimsel verilere de dayanıyormuş azizim...
"burnunun direği sızlamak" deyiminin "içi parçalanmak" anlamında kullanıldığını sanıyordum, hani böyle üstü başı yırtık pırtık, zayıf, perişan bir çocukcağız görürsün sokakta, acırsın, işte o zaman; ya da birisi hayatını kaybeder geride kalan sevenlerini ağlarken görürsün, için acır öyle burnunun direği sızlar... Sanıyordum ki, değilmiş! burnumun direği sızlayınca anladım neden olduğunu.
Görülenlerden, hatırlananlardan, hem hüzünlenip, hem mutlu olup, derin bir iç çektikten sonra ciğerlerden yukarı doğru ilerleyerek dışarı çıkmaya çalışan hava ile dışarı akamayan göz yaşı arasında ne geçiyorsa artık, hem kalbi hem de burnun o kemiğini sızlatabiliyormuş.
"Özlem duygusunun beyne iletilmesiyle, beynin burun mukozasına yolladığı bir asit sonucu hissedilen durum" muş bu... tercüman-ı ahval-i tiyamin :)
Acıma hissi değilmiş deyimdeki, yanlış biliyormuşum, yaşayarak öğrendim, düzelttim kavram kargaşamı, yapılandırdım kendimi:)
ve tüm bunlara sebep olan 21.08.09 tarihli bir maildi...
"burnunun direği sızlamak" deyiminin "içi parçalanmak" anlamında kullanıldığını sanıyordum, hani böyle üstü başı yırtık pırtık, zayıf, perişan bir çocukcağız görürsün sokakta, acırsın, işte o zaman; ya da birisi hayatını kaybeder geride kalan sevenlerini ağlarken görürsün, için acır öyle burnunun direği sızlar... Sanıyordum ki, değilmiş! burnumun direği sızlayınca anladım neden olduğunu.
Görülenlerden, hatırlananlardan, hem hüzünlenip, hem mutlu olup, derin bir iç çektikten sonra ciğerlerden yukarı doğru ilerleyerek dışarı çıkmaya çalışan hava ile dışarı akamayan göz yaşı arasında ne geçiyorsa artık, hem kalbi hem de burnun o kemiğini sızlatabiliyormuş.
"Özlem duygusunun beyne iletilmesiyle, beynin burun mukozasına yolladığı bir asit sonucu hissedilen durum" muş bu... tercüman-ı ahval-i tiyamin :)
Acıma hissi değilmiş deyimdeki, yanlış biliyormuşum, yaşayarak öğrendim, düzelttim kavram kargaşamı, yapılandırdım kendimi:)
ve tüm bunlara sebep olan 21.08.09 tarihli bir maildi...
3 Şubat 2011 Perşembe
kaç yanlış daha lazım?
ilk kez bu gün yani dün, arkadaşımın çocuğunu sevdim! aman Allahım o nasıl bir güzelliktir, o gözler, düğme gibi dudaklar, noktacık gamzeler... tam bir cimcime minik Eylül! annesi her ne kadar "teyzeleri" olarak tanıştırsa da bizi, "gel ablacım" diye sevmekten alıkoyamadık kendimizi:) sanki Tuğba annesi değil de, geçerken biri bırakmış da ilgileniveriyomuş gibi.. evli, mutlu, çocuklu; ama eski Tuğba.. yıllardır görüşmemekten ötürü hiç bir soğukluk yok.. seviyorum arkadaşlarımı, dostlarımı...
konuşmadığım şeyler var, geçiştirdiğim...
aklımla gönlümün savaşında saklandığım şıklar hep yanlış, ne yazık ki bunu biliyorum. Acaba kaç yanlış beni doğruya götürecek? bu kez tepetaklak düşmeden mi hata yapacağım?
geçimsizim bu günlerde.. (bkz: şubat) (bkz: tepetaklak)
konuşmadığım şeyler var, geçiştirdiğim...
aklımla gönlümün savaşında saklandığım şıklar hep yanlış, ne yazık ki bunu biliyorum. Acaba kaç yanlış beni doğruya götürecek? bu kez tepetaklak düşmeden mi hata yapacağım?
geçimsizim bu günlerde.. (bkz: şubat) (bkz: tepetaklak)
11 Ocak 2011 Salı
simsimetrik
2011'in ilk simetrik tarihi..
boğazlarım acıyo, bacaklarım ağrıyo ve uykudan ölüyorum..
ama mutluyum
bu mutluluğu ziyan etmeden yazayım dedim 2 satır da olsa
perşembeyi bekliyorum, iyi haberler umuyorum
boğazlarım acıyo, bacaklarım ağrıyo ve uykudan ölüyorum..
ama mutluyum
bu mutluluğu ziyan etmeden yazayım dedim 2 satır da olsa
perşembeyi bekliyorum, iyi haberler umuyorum
Etiketler:
havadan sudan
| Tepkiler: |
2 Ocak 2011 Pazar
29 Aralık 2010 Çarşamba
Vega - Serzeniste
nostaljim geldi haftasonu, özlemişim bu şarkıları.
sakinleştirilmeye ihtiyacım var galiba ..
sakinleştirilmeye ihtiyacım var galiba ..
Etiketler:
şarkılardan
| Tepkiler: |
20 Aralık 2010 Pazartesi
terliklerimle gelsem sana, sonunda aşkı bulmuş gibi...
gecelerden uykum eksik
yüzde tebessüm
elimde elin eksik
yaşlı hep gözüm
Etiketler:
şarkılardan
| Tepkiler: |
12 Aralık 2010 Pazar
gerçekleşmeyen kar tatili :(
sevincim kursağımda kaldı. Gerçi bunun için önce kursak sahibi olmak lazım sanırım, o da kuşlarda vardı en son, darwin amcaya göre bizde körelmiştir heralde. her neyse yağmayan kar nedeniyle okullar tatil olmadı:(
http://www.ntvmsnbc.com/id/25159485/
heeey hey anadolu ajansı yalan haber geçme, ntvmsnbc sen de yayınlama!
hidayet bey : " yarın eğitim-öğretim normal seyrinde devam edecektir"
işte o kadar! hido ne derse o :)
of çok zamandır yazamadım! ama tarihleri rezerve edecek vakit buldum en azından;)
http://www.ntvmsnbc.com/id/25159485/
heeey hey anadolu ajansı yalan haber geçme, ntvmsnbc sen de yayınlama!
hidayet bey : " yarın eğitim-öğretim normal seyrinde devam edecektir"
işte o kadar! hido ne derse o :)
of çok zamandır yazamadım! ama tarihleri rezerve edecek vakit buldum en azından;)
30 Kasım 2010 Salı
28 Kasım 2010 Pazar
"DOLLS"

film başlarken ne olduğunu anlayamıyorsunuz. Japon kıyafetleri giydirilmiş kuklalar ve onları oynatan koca koca adamlar, bana pek anlamlı gelmeyen şiirsel sözleri veya maniyi, bilemiyorum artık japon kültüründe nasıl adlandırılıyorsa, seslendiren kulak tırmalayıcı bir ses...
ama sonra...
sonrasında masalsı görüntüler eşliğinde masalsı bir aşk hikayesi, hatta hikayeleri...
Hollywood filmleri aksine tek bir öpüşme sahnesi bile içermeyen, "aşk film böyle olur" dedirten bir japon yapıtı.
Ağır bir tempoda ilerliyor, belki sıkıcı gelebilir, bu nedenle izlemek için yalnız ve uygun ruh hali içinde olmak gerekiyor sanırım, hafif melankolik...
yalnız izlenmeli, çünkü gözyaşlarını tutmak istemiyor insan. Bazen tebessüm etseniz de film sonunda özellikle çok çok kısa bir sahne tekrar dolduruyor gözleri.
Aşkın yarattığı mutsuzluğa rağmen nasıl bir umut ve sabır var ettiğini, "fedakarlık" kelimesinin neyle eş anlamlı olduğunu anlamaya çabalıyorsunuz film boyunca, ancak öyle akıl almaz ki...
26 Kasım 2010 Cuma
bir damla gözlerimde
sertab erener'in "bir damla gözlerimde" şarkısı takıldı bi iki gündür. araştırma sonucu cover olduğunu öğrendim sempatim azaldı; ancak fransızcam olmasa da, online çeviri de pek sağlıklı olmasa da, Türkçe sözleri müzikle daha duygulu,uyumlu geldi hele de Sertab'ın sesiyle...
"belki yanlış yoldayız
kaybolduk kaybolduk gizleyince kendimizde yorulduk
her hatada telafi gerekli değilmi
bizi durduran gurur mu kibir mi
öyle çok şey varki içimde
hep sustuk konuşmak yerine
konuşmadığımız her ne varsa
seninle sakladım gözlerimde
ne olur sende fazla üzülme
hep kendi kendine yenilme
konuşmadığımız her ne varsa seninle
bir damla gözlerimde"
kaybolduk kaybolduk gizleyince kendimizde yorulduk
her hatada telafi gerekli değilmi
bizi durduran gurur mu kibir mi
öyle çok şey varki içimde
hep sustuk konuşmak yerine
konuşmadığımız her ne varsa
seninle sakladım gözlerimde
ne olur sende fazla üzülme
hep kendi kendine yenilme
konuşmadığımız her ne varsa seninle
bir damla gözlerimde"
farklı ruh halleri arasında köşe kapmaca oynadığım bir haftayı kapattım. ne tuhaf cumartesi pazarı hafta dışı bir yere koymak. Özel bir yer mi ayırıyorum bu 48 saate zaman mefhumumda yoksa diğer beş kardeşinin aksine günden mi saymıyorum emin değilim, ama ailenin en küçük, bu ara daha çok sevilen, bazen kıymetleri daha da artan iki üyesi onlar...
bayram tatili sonrası okula adaptasyon sürecimi, öğretmenler günü programına hazırlık çalışmalarıyla; çiçeklerimle, hediyelerimle, pek beğenilen konserimizle:), biraz buruk, heyecan ve coşkulu bir çarşamba günü, ardından ilköğretimde duygu dolu perşembe günü ve sabaha kadar hazırlamaya uğraştığım dört ayrı sınavı da bu gün uygulayarak tamamlamış oldum.
ilköğretimde geçirdiğim vakit öyle kıymetli geliyor ki, zaman kısıtlı olunca. 2 ay kaldı, bencilce olacak ama keşke diyorum uzun dönem askerlik çıksaymış... 24 kasım değil de 25 kasım daha duygu dolu oldu aldığım mektupla. ne çok ihtiyacım varmış böylesine masum sevgilere...
bayram tatili sonrası okula adaptasyon sürecimi, öğretmenler günü programına hazırlık çalışmalarıyla; çiçeklerimle, hediyelerimle, pek beğenilen konserimizle:), biraz buruk, heyecan ve coşkulu bir çarşamba günü, ardından ilköğretimde duygu dolu perşembe günü ve sabaha kadar hazırlamaya uğraştığım dört ayrı sınavı da bu gün uygulayarak tamamlamış oldum.
ilköğretimde geçirdiğim vakit öyle kıymetli geliyor ki, zaman kısıtlı olunca. 2 ay kaldı, bencilce olacak ama keşke diyorum uzun dönem askerlik çıksaymış... 24 kasım değil de 25 kasım daha duygu dolu oldu aldığım mektupla. ne çok ihtiyacım varmış böylesine masum sevgilere...
Etiketler:
şarkılardan
| Tepkiler: |
21 Kasım 2010 Pazar
kırgınım, saçılmış bir nar gibi
"kırgınım, saçılmış bir nar gibi,
sessiz akan bir ırmağım gecede.
söylenmemiş sahipsiz bir şarkıyım"

BİR EFLATUN ÖLÜM
kırgınım, saçılmış
bir nar gibiyim
sessiz akan bir ırmağım
geceden
git dersen giderim
kal dersen kalırım
git
dersen
kuşlar da dönmez, güz kuşları
yanıma kiraz hevenkleri alırım
ve seninle yaşadığım
o iyi günleri,
kötü
günleri bırakırım.
aynı gökyüzü aynı keder
değişen bir şey yok ki
gidip
yağmurlara durayım.
söylenmemiş sahipsiz
bir şarkıyım
belki
sararmış
eski resimlerde kalırım
belki esmer bir çocuğun dilinde.
bütün derinlikler sığ
sözcüklerin hepsi iğreti
değişen bir şey yok hiç
ölüm hariç.
aynı gökyüzü aynı keder...
| Tepkiler: |
9 Kasım 2010 Salı
meleklerin sözü var!
gecenin bir vakti ve ben hala işlerimi bitiremedim, yatıp uyuyamadım:( bir yandan radyo çalıyor internetten tabi ki, yoksa burda hangi frekans çeker ki!
dinlediğim şarkı blog yazma dürtüsüne sebep oldu, just like heaven misali pozitif hisler uyandırıyor bende.
dinlediğim şarkı blog yazma dürtüsüne sebep oldu, just like heaven misali pozitif hisler uyandırıyor bende.
dünya üzemez beni, ölüm korkutabilir mi?
sen olmadan bu kalp hissedebilir mi?
güneş batmış, bana ne?!
ellerin yok, kime ne?!
yerine koyamadım,
razı olamadım sensizliğe
Etiketler:
şarkılardan
| Tepkiler: |
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
